Üzgünüz ancak sözlüklerimiz cümle çevirisi yapmamaktadır.
WordReference sadece çevrimiçi sözlükler sunmakta olup çeviri yazılımı hizmeti sağlamamaktadır. Lütfen kelimelerin her biri için arama yapın (aşağıda üzerlerini tıklayabilirsiniz) veya daha fazla yardım için sorunuzu forumlarda paylaşın.
Aradığınız tam cümleyi bulamadık.
"search" için olan girdi aşağıda gösterilmektedir.
Ayrıca bakınız:
do |
a |
body
Temel Çeviriler WordReference English-Turkish Dictionary © 2026:
search ⇒ vi (look for [sth] ) araştırma yapmak f. aramak, araştırmak f. The detectives searched for days, but they could not find any evidence. search for [sth] vi + prep (look for [sth] ) aramak f. bakmak f. He is searching for his keys. Anahtarlarını arıyor. Uygun fiyatlı bir araba bakıyoruz. search [sth] ⇒ vtr (look in, examine) araştırmak, taramak geçişli f. The police searched the building but there was no sign of the kidnapper. Polis binayı taradı ancak adam kaçıran kişinin izi bulunamadı. search [sth] for [sth/sb] vtr + prep (examine for) (bir şeyi, birisini ) aramak geçişli f. Jessica searched her office for her keys. search for [sth] vi + prep (look on internet) (internette ) aramak f. He searched for the answer online. search [sb] ⇒ vtr (frisk) (birisinin ) üstünü aramak f. The security guard searched everybody who entered the building. search n (attempt to find) arama i. arayış i. The search for his brother continued. My search for a first edition of my mother's favourite book was successful in the end. search n (using internet to find [sth] ) (internet ) arama i. Emma's search for images of the moon landings returned a lot of results.
Deyimsel fiiller WordReference English-Turkish Dictionary © 2026:
search [sth] out vtr phrasal sep (hunt for, seek) (çözüm, vb.) aramak/arayıp bulmak f. ortaya çıkarmak/keşfetmek f. We spent months searching out the best Thai restaurant in the city.